Dün Billuru da alıp sabahtan annemin odiometrik testi için Gölcük'e hastaneye gittik, test sonucunda sağ kulağı için işitme aletinin iyi olacağına karar verilince onun da ölçüsünü verdik hastanenin hemen karşısındaki bir yere...
Geçen hafta anam gene belini incitti, hala geçmedi, o nedenle Gölcükten çıkınca İzmite Akademi hastanesine gittik. Rontgen ve muayene sonucu kırık filan olmadığı anlaşıldı, malum, ileri derece osteoporoz... Merhem ve ağrı kesici verdi doktor, bir de dikkat etmesini söyledi...
Dönüşte alışveriş yapıp çıktım, fırına uğradım... Malum kargo adresim ya, yünlerim ve kitaplarım gelmişti, onları alayım :)

Yünlerimi yukarıya götürmüşler bile, ben de kitaplarımı alıp eve çıktım...
Fazla hareket ettiğim için sağ tarafım başladı ağrımaya daha İzmitteyken :(
Arabadaki alışveriş torbalarını bi gayret eve taşıdım, Allahtan yakın arabayla kapı birbirine. Yünleri kapıya bırakmış ama, kocaaa torba ve un olmuş her yanı :))
Torbayı dışarıda açtım, yünleri çıkarıp çıkarıp pencereden oturma odasına attım, kitapları da kutuyla taşımam mümkün olmadığından kutuyu arabada açıp onları da pencereden uzanıp dolabın üzerine dizdim.

Veee ... pilim bitti :))
Son gayret buzdolabına koymam gerekenleri koydum, dondurulmuş puf börekleri almıştım, yemek olarak onları kızartıverdim, o arada yetmezmiş gibi bardak kırdım, tuzla buz oldu, onu temizledim, anamı yatırdım, üstümü değiştirip bi kahve yaptım kendime, geçtim tv karşısına, tek seyrettiğim dizi Aramızda Kalsın için, Binnur Kaya'ya hayranım :))
Bu arada dayanamadım gene de önümde duran yünlerle oynadım, dizdim sırayla; reklam arasında da kitaplarımı kaydettim fihristime, onları da dizdim.. Fihriste kaydediyorum, çünkü hangilerini aldığımı unutuyorum :)
Bugün sadece kitaplarımı ve yünlerimi yerlerine yerleştirdim, hal kalmadııı :)
Mutluluk kaynaklarım bunlar işte kitaplar, elişi malzemeleri, bunlar benim yaşam enerjilerim :))
Hafta sonu tatilime hazırım artııık :)