8 Şubat 2016 Pazartesi

Yine Yeni Bir Motif... :)

Ve yeni bir yastık olacak tabii :)

Başladık...
Böyle birşey...
Biraz daha eklesem daha iyi görebilirsiniz sanırım :)
Eklediiim :)
Şimdi nasıl ?
Ben değiiil... Motifiiim :))))
Ya da Bıdık :))
Örneğini internetten buldum, yapmak isterseniz eğer... çok ta kolay...
Bu motif işi sardı beni :)
Bol bol yastıklanacağız bu gidişle... Tabii yastıklarını dikersem :))

Not: Bu yayınım 2000. imiiş :))











5 Şubat 2016 Cuma

İki Günde Biter Bu Hatunun Kitapları :)

Tess Gerritsen diyorum...
Elime aldım mı bırakamıyorum... Katil kim... Ancak son  sayfaya üç kala belli oluyor çünkü :))
Konu oldukça ilginçti bu defa da...
Polisiye/Gerilim... hatta araya aşk bile sığdırıyor :))

Tanıtım yazısı bile merak uyandırıyordu...

"İlk ceset tam bir muammadır...
Kız genç ve güzeldi. Üzerinde, bir telefon numarası karalanmış kibrit kutusu dışında bir  delil bulunamamıştı.
Sonraki ceset bir uyarı…
İkinci cesedin ardından adli tıp uzmanı Kat, şehrin sokaklarında acımasızca dolaşan bir seri katilin varlığından endişe eder. Fakat ne polis ne de belediye başkanı onunla aynı düşüncededir, çünkü Kat’in şüphelendiği kişi şehrin en tanınmış isimlerindendir.
Peki sıradaki ceset... kendisi olabilir mi?
Ölü sayısının artması üzerine Kat, katili ortaya çıkarmak için harekete geçer. Fakat katil sandığından daha da yakınındadır. Kat’in ona doğru attığı her adım acaba kendi sonunu mu getirecektir?
"

Eveeet... Bir kitabın daha sonuna geldiiik...
Emeği geçen herkese teşekkürler...
Sıradakiiii.... :)))))



4 Şubat 2016 Perşembe

"Tabakhaneye Bok Yetiştirmek" ....

Bilmiyordum, öğrendim :))

Tabakhaneye bok yetiştirmek" deyimi nasıl ortaya çıktı...

Osmanlı döneminde deri tekeli Safranbolu'daydı. Tabaklanmayan deriyi satanlardan, o dönemin tüccarları alış veriş yapmazlardı. O dönem çok para kazanan Safranbolu'lu iş adamları Köşkler, konaklar ve 99 odalı evler yaptırmış, bazı evlerin içine çeşme dahi getirilmiştir. Safranbolu'da taze köpek dışkısı için tabakhanelerde yaygın olarak binlerce köpek beslenirmiş. Ham deri, kıllardan, yağ ve et tabakalarından mekanik olarak temizlendikten sonra kimyasal olarak işlendiği "sama" safhasında, taze köpek dışkısı enzimlerine ihtiyaç duyulduğundan, tabakhanelerin olduğu yerleşim yerlerinde çoluk çocuk ellerinde teneke maşrapalar, köpek dışkısı toplarlar, "sama" işlemi ancak dumanı tüten taze dışkı ile yapılabildiğinden koşa koşa tabakhanelere yetiştirirlermiş. Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış. Çünkü bir tek taze köpek bokunda bekletilen deri yumuşacık, kıl köklerinden arınmış, gözenekleri açık, ince, homojen, yani kaliteli olabilirmiş. Bu nedenle köpek çiftlikleri kurulmuş. Binlerce köpek beslenmiş, üretilmiş ve hatta köpeğin dışkısını sıcak ve kurumadan yetiştirmek için sistemli bir iş örgütlenmesi kurulmuştur.
Bugün bu tür dericilik tamamen ölmüş olup, yapay olarak yani kimyasallarla da aynı sonuç elde edilmeye başlanınca köpeklerin de, dışkı toplayıcıların da pabucu dama atılıvermiş. "Tabakhaneye bok yetiştirmek" de yeni kuşakların nereden geldiğini
bilmediği, merak ettiğini de sanmadığım bir deyiş olarak -belki de içinde bok kelimesi geçtiğinden- günümüze kadar gelebilmiş.
Safranbolu'da deriyi işleyip kullanılabilir hale getiren meslek erbabına;
"Dabbak mısın; it bokuna muhtaçsın" denirmiş...


Kaynak :  TARİH