Hadi birşeyler üretmesi tamam, sevdiğimiz iş... Ama ille de paylaşacağım deyince işin en zor tarafı başlıyor işte :))
Uygun mekan, uygun aksesuarlar, kıvrıl-yat-kalk poz poz çekim yap, çektiklerini pc ye yükle, ayıkla, düzenlemelerini yap, çerçevesi-logosu....
Sonra yayına hazırlan, yazacakların, resimlerin...
Ama sonra gelen yorumlar var yaaaa.... Bütün bu uğraşlara değiyor vallaaaa :))
Gelelim bugünkü işimize...
Çook önceden annemin artmış merserize iplerden ördüğü yastıklardan takım olabilen ikisini kaptım ve gene süsledim :))
Ama ponponlar yakışmamış mıııı :)))
Hava güneşli bugün nihayet, dün daha bulutluydu...
Eziyete bak işte, resim çekeceğim diye yüklendim yastıkları, ön bahçedeyim şimdi...
Haaa... Bakın, yastıkların kılıf için açık yerlerine de kurdele geçirdim :)))
Üstündeki kitap mı ne ...
Naşide Gökbudak'ın kitaplarını çok severek okurum. Anlatımı çok canlıdır, sürükleyicidir, anlattıkları hep gerçek hayat hikayeleridir. Bu kitabında sekiz kadının görünen yüzleri ve sonradan ortaya çıkan gerçek yüzleri, yaşam hikayeleri var...
Daha önce Hümeyra, Perina, Sıdıka Hanım, Feraye, Rahmi Bey adlı kitaplarını okudum, hepsi güzeldi ve almak istediğim birkaç kitabı daha var...
Ne zamandır yağmurlardan bahçeye çıkamıyordum, ne güzel açardı bu adını bilmediğim beyaz çiçekler, tek tük kalmış dallarda şimdi :(
Güller yaralanmış, boyunlarını bükmüşler :(
Kapının yanındaki papatyalar en neşeli olanları, alışkınlar doğa şartlarına ne de olsa :)
İşte böyleeee :)