Tükenmez-Keçeli Kalemlerden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tükenmez-Keçeli Kalemlerden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2012 Çarşamba

Bahçe İşleri ve Kokoş Tükenmez Kalem:)

Dün arka bahçelerde budama işleri yapmıştım ya, bugün de ön bahçedeydim...
Budadım da budadım :)
Ortaya yığdım hepsini, Bilal oğlan gelecekte dışarıya atacak bunları...
Küçük evin yan tarafını sarmaşıklar istila etmişler, duvara tırmanmışlar, güzel görünüyor duvarda sarmaşıklar, ama duvarı çürütüyorlar, onları da söktüm,
ama hepsini atmadım, uzun olanları sardım, çelenk yaptım :)
Astım bir tarafa, kurusun, gerisini kuruyunca düşünürüz :))

Gelelim ""Kokoş Tükenmez Kalem"e....

Masamda kendi halinde, sade bir şekilde duran tükenmez kalemim vardı...
Yanına şu tüylü çubuklar, hani pipo temizliyici derdik eskiden, onların pırıltılılarından birini koydum, yakıştı...
Birbirlerine yakışınca, sarmaş dolaş edeyim ben bunları dedim, tükenmezin içini çıkardım, çubuğu sardım,
işte böyle kokoş bir tükenmez oldu :))
Okul zamanlarında kopya koyardık bunların içine, bazen de minik notlar koyup birbirimize atardık :))


10 Mayıs 2010 Pazartesi

Tezgahtaki işler bittiiiii....

Bugün hava çok rüzgarlı, oturdum tezgahın başına, işlerimi bitirdim, hepsini biryerlere yerleştirip karşılarına geçip baktım, ben bunu hep yaparım, yani en küçük bir şey bile yaptığımda karşısına geçip geçip bakarım, beğenirmiyim yoksa neye benzedi diye mi bakarım, orası hiiiç belli olmaz.






Ufak ufak dallar kesmiştim ya, evde konserve kokulu mumlar da vardı ya.....








Eskise de tenis topunu, içi yense de fıstık kabuklarını atmıyoruz ya.....









Fide aldığımız minik saksıları , tek tek boncuklarımızı saklıyoruz ya....








Bitmiş keçeli kalemleri atmıyoruz, onları kesip kesip boncuk yapıyoruz ya....
(Bunları şimdi kullanmıyorum)










Bir de bakıyoruz ki dal parçaları artmış, onlardan da çerçevemsi yıldızımsı birşeyler yapıyoruz, içlerine sevgili blogger arkadaşlarımızdan gelen cici hediyelerimizi koyuyoruz. (adlarını açıklamadım, izin almadım ya, yorumlarken kendileri açıklasınlar istedim)



E baktık ki minicik dal parçaları kalmış, atmaya kıyamadık, onları da gelişigüzel üstüste yapıştırıp mumluk yaptık, çoook komik.



Annem herbirine bakıp şööööyle yandan yandan gülümsüyor, hani "sen delimisin bunlarla uğraşıyorsun" gibilerinden. Yok deli değilim (şimdilik) ama benim ev müze gibi birşey olacak yakında, "geridönüşüm-değerlendirme müzesi" filan, giriş bedavaaaaaa.......


30 Ocak 2010 Cumartesi

İşte yeni örtüm karşınızda









Tam bir ay önce başladığım, gece tv karşısı işim olan şile bezi örtümü evvelki gece bitirdim, dün ve bu gece boncuklarını yaptım, diktim, ütüledim ve işte karşınızda...













Boncuklar için kesme makarna gibi, hafif, kırılmayacak, suya dayanıklı bir malzeme lazımdı bana, üzerini işlediğim ipliklerle saracaktım. İşte buldum.











Bitmiş keçeli kalemlerimi saklıyordum lazım olur diye, onların kapaklarını kestim, üzerlerini tığla sardım, boncuk işim halloldu...