Sizleri fazla merakta bırakmayayım diye sabah beri ayaktayım:(
Hava yağışlı ve soğuk olduğu için bostan işi yattı ama mutfak işi ve bilmeceyi tamamlama işi var:)
Neydi bilmece....
 |
| Bir adet bidon ve bir adet çift katlı raf... |
 |
| Bidonun yan tarafı eğik olarak kesildi, etrafına peçete dekopaj yapıldı... |
|
 |
| İki katlı raf sökülüp ayrıldı,boyandı, menteşe ile birbirine bağlandı, ortasına bir tahta çivilendi, o da boyandı, bidona havya ile delikler açılıp o tahtaya vidalandı... |
|
 |
| İşte bütün merak edilen buydu, Posta Kutusu.... |
Değdi mi merakınıza:))
Bizim buraya postacı çıkmıyordu önceden, şimdi çıkmaya başladı ve bir posta kutusu gereksinimi doğdu...
Neyle nasıl yaparım diye bodruma indiğimde böyle bir fikir doğdu, böyle uydurma bir posta kutusu çıktı ortaya işte:))
Sabah ilk iş vernik attım buna, sonra öğlen için kısır yaptım...Tabii arada bahçeye inip maydanoz, soğan, nane topladım:) Onu yaparken dün topladığım karalahanalardan yapacağım dolmanın içini de hazırladım, kavurdum... Öğlen yemeğini yedikten sonra biraz uzanıp okumakta olduğum kitabı bitirdim....
Öğleden sonra vernikler kurumuştu, arka plakanın dört ucuna matkapla ikişer delik açtım, deliklerden tel geçirip kapıya bağladım....
Tabii fotoğraflarını da çekip başladım dolmaları sarmaya... Karalahanalar kocaman yapraklı, alt ve sap kısımlarını ayırıp soğanla kavurup dondurucuya kaldırmak üzere bir kaba koydum...
Yaprakların bir kısmını hemen pişirmek üzere tencereye, geri kalan iç bitene kadar sardıklarımı dondurucuya koymak üzere strafor tabağa dizdim.
Geri kalan yaprakları da poşetledim, ikisini de pipetle vakumlayıp dondurucuya attım:)
Tabii bu postu gece yayınlamaya hazırlıyayım derken ocaktaki sarmayı unuttum, neyse ki yazarken aklıma geldi de yanmadı :))
E ben yorulduuum...
Şimdi tv karşısına yayılıp azıcık tığ işi yapayım... Ne mi örüyorum, bitsin de görürsünüz:)))))