Goblen-Kanaviçe-Çarpı işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Goblen-Kanaviçe-Çarpı işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2018 Pazartesi

Bana Kolay Gelsiiin...

Bayram boyunca bilgisayarımdaki kanaviçe şablonları dosyalarımı ayıkladım. Öyle az buz değil, 9200 dosya attım çöpe, işlemeyeceğim şablonları attım çünkü seçim yapmak zor oluyor.
Zaten şimdi pinterest var, istemediğin kadar şablon var, yeter ki ne aradığını bil, yoksa boğuluyorsun. Eskiden böyle siteler yoktu, rus sitelerinde bulunuyordu tam şemalar ve o zamanlar ben ne bulduysam arşivlemişim. Arşivimden çok paylaştığım oldu, ama artık sayıyı azalttım.
Gene de kıyamadıklarım var 😊

Ben işlerimi elimdeki çerçevelere göre seçip işliyorum. Üçlü seriler öyle çıkıyor.
Bayram öncesinde iki adet üçlü çerçevem vardı ama etaminim bitmişti. Online sipariş verdim de geldi ...
Bugün onları kestim... 6 adet, 2 çerçevelik... Ellerimi daha rahat kullanmaya başladım hamdolsun.
Hava bir açıyor bir kapayıp şakırdıyor...
Eveeet...Anlayacağınız yeni üçlüler geliyor. Şablonlar seçildi, kasnak gerildi.
İplikler seçildi...
Kafamdaki fikri uygulayabilirsem güzel olacak...

Hadi bana kolay gelsin.
Kimse gelmeden bir ucundan iki üç çarpı atayım da çabuk bitsin😄








15 Haziran 2018 Cuma

Bayram Gelmiş Neyime...

Sabah kalktım, evin her köşesine, çiçeklerime iyi bayramlar diledim.
Annem buralardadır diye, bayramını kutlayıp öpücük gönderdim.

Kahvaltıdan sonra gelen mesajları okuyup ev hediyemi hazırlamaya hobi odama geçtim.

Çok büyük !!! olduğu için çoook zamanımı aldı😄😄😄
İşte buuuu.... Aaaaa elektrikler gitmiiiş 😨😨😨
Tabii internette, bayram günü olur mu yaaa, iyi ki bir yol genişletecekler, herşey heryer perişan 😬😬😬
Neyse geldi...
Büyüüük panomu görebilirsiniz artık...
İyi bayramlaaar 🍬🍬🍬🍭🍭🍭




12 Haziran 2018 Salı

İlle de Paylaşmalıyım... :)

Ne yapsam hemen paylaşasım geliyor, zaten bu yüzden yayınlarımdan beni gayet iyi tanıyor çoğunuz :))

Evden eve taşınırken, özellikle dağdan taşınırken çok ama çok malzeme-değerlendirilecek objeler bıraktım/verdim/attım...

Antalyadan sanal arkadaşım Leman'ın gönderdiği, "sen bunları değerlendirirsin" leri hatırlıyormusunuz, orada minik çerçeveler vardı.
Onlardan ikisini değerlendirmeye aldım.
Dün minik minik iki panocuk işledim.
Dantel örtüsüz olmaz dedim, dantel örtü koydum altlarına (büyütüp bakabilirsiniz)
Ve dantelliye dantel örtülü bir yere kondurdum.

Nasıl olmuşlar, değerlenmişler mi Leman'cım :))
Daha da minik çerçeve var Lemandan, bende de var...
Hadi devam o zaman :))


9 Haziran 2018 Cumartesi

Yardım... Doğru mu Yanlış mı !

Eğer herhangi bir durumdan dolayı zorlanıyorsanız, etrafınızdaki bir çok insan size yardımcı olmak için çabalar, genelde uzaktan :))

Annem vefat etmeden önce hergün gelen yardımcımızı, annemden sonra bırakmadım, her cumartesi sabahtan öğlene kadar geliyor.

Çok kişi neden devamlı yardımcı almadığımı soruyor; almıyorum, çünkü yanımda sürekli bir yardımcı olduğu zaman benim herhangi birşey yapmama gerek kalmayacak. Bu durumda oturduğum yerde daha kötü olacağım, hareketsiz, sorumsuz..







Halbuki haftada bir olunca ben de kendimi zorlayarak normal bir yaşantı sürmeye çalışıyorum, ancak, zorlasam da yapamadıklarımı hafta sonuna bırakıyorum.









Mesela yürütecim olmadan yürüyemiyor ve ayakta dengede duramıyorum, kollarım ağrılı ve hareket kısıntılı olduğundan kendim yıkanamıyorum, yemek yapamıyorum, eğilip birşey alamıyorum gibi gibi :(











Biliyorsunuz ben hiç "hastayım" demem, savaştayım derim :))

Bu savaş pek yaman, malul gazi olarak hemen hemen çıktım bu savaştan, inşallah kazandım :))

Saçlarım beyin metaztası olduğumda ameliyat sonrası verilen ışın ve  ağır kemoterpide döküldü, nihayet kel imajım oldu :)) Çok seyreldi, ben de gürleşene kadar kestirmeye devam edip kelliğin tadını çıkaracağım :))




Ben terapime devam edeyim gene de...
Üçlü-ikili-tekli.... Banuca seriler devam etsin mi?  :)

Son ikilim...

Henüz tasarım aşamasına geçmedim :)


8 Haziran 2018 Cuma

Hep Umutluydum...Hep Mutluydum...

Ve yaşadığım sürece bu böyle olacak...

Akciğer Kanserinde 5. yılım. Erken teşhiste 5 yıllık sağ kalım veriyor istatistikler, hatta devlet bile tedavi ödemesi için 5 yıl sınır koydu da, kaldırdı mı bilmem. Ama ben bu kuralı çoktaan kaldırdım, doktorumda zırva onlar dedi zaten, bu arada kanser nüksetti,beynime ve diğer akciğerime metaztas yaptı, o yaptı ben direndim... :))

İyiyim, daha da iyi olacağım, umutluyum, zaten hep mutluyum :)

Her yazımda bunlardan bahsetmek istemiyorum aslında ama, belki birilerine destek olur diyorum, yani, sakın pes etmeyin, direnin diyorum. En iyi ilacı kendiniz bulacaksınız, benim hobilerim var, en iyi terapim. Artık ancak etamine işleyebiliyorum, ama işliyorum :) Kollarım ağrıyor, bileklerim isyan ediyor, ben işliyorum, napim inatçı bir hatunum. Kim mi kazanıyor, işte...






Banuca üçlemeler...
Hem manevi hem maddi terapi :))

Devamı gelecek inşallah :)

Bugünlük bu kadar olsun mu ....
Hoşçakalın, mutlu kalın...




16 Nisan 2018 Pazartesi

Kanaviçe İşlemek Ciddi Bir İştir...

Bilen bilir :))

Kendini böyle kaptıracaksın, tüm dikkatini işe vereceksin, 3 aşağı-2 çapraz-4 sola.... derken ne ağrın kalır ne sızın :)

Menekşe üçlemesine başlamış, ilkini paylaşmıştım.
İşte ikincisi...
Üçüncüsüne dün başlandı bile...
Zevkli iştir kanaviçe-nakış...
Elindeki belirsiz şema işlendikçe renk renk, belirmeye başladıkça desen, keyif verir insana.
O desenin belirmesini hep merakla izlerim.
 Renkleri ayarlamak ayrı bir zevk, yumaklar oyuncak gibi :)
Amaaa... Hava böyle kapalı olunca, sevmiyorum işte :(
Gözüm bilgisayarda kaç saattir,
hep biraz daha geçsin dedim, sonunda geldim.
Kollarım sinyal vermeye başladı bile, çok kalamaycağım :(
Bugünde böyle geçti geçiyor...
Sağlık, huzur dolu olsun geri kalan her an ...





13 Nisan 2018 Cuma

Baharı Görmeden Yaz Gelip Geçecek gibi gene...

Sabahları perdeme vuran güneşle uyanmayı seviyorum...
Evin içine dolan o ışığı, sıcaklığı seviyorum...
Bugün de öyle birgün işte :)
Herzaman ki gibi kahvaltı sonrası pencere önü köşeme geçtim.

Gerçi kutlamaya akşamdan başladım kandili, dün akşam ve bu akşam arası diye, gene de unutmadan...

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...
RABBİM HERKESE GÖNLÜNDEKİNİ NASİBETSİN...

Pencere önü köşem, malum eli işte gözü oynaşta köşem 😊
Önceden seçtiğim yeni bir üçlüye başlamıştım, Menekşeler....1. bitti...
Bugün 2. ye başladım, bana kolay gelsin :)

Ama bazen kolay gelmiyor... Şöyle ki
Parmaklara dikkat... İğne tutuyor pozisyonundalar... Peki iğne nerede ?

😄😄😄😄😄😄😄😄
Henüz parmak uçlarım tam hissedemiyor, birşeyleri tutamıyor.

Bu arada bir küçük hurcun içindeki işlenecek-işlenmişler  gözden geçirildi.
Sigara içilen  ve soba yanan zamanlarda malum duman kahverengisi olmuş mini mini yılbaşı panocuklarımı yıkanmak üzere ayırdım, Havva'nın ellerinden öper 😊























Hala biraz fazla pc başında oylanınca özellikle sağ kolum, kol altından başlayıp parmak uçlarıma doğru yanma şeklinde sızlamaya başlıyor. Sağ tarafımda ışınla yokedilen metastaz yapmış küçücük bir gereksiz bişi vardı, orası hassas kaldı sanırım. O nedenle yorumlarınızı büyük zevkle okuyorum ama tek tek cevap yazamıyorum. Bana enerji verdiğiniz gerçeği ortada, hep yazın olur mu 😙




10 Nisan 2018 Salı

Romantik Güller...

Bugün de kahvaltı sonrası soluğu hobi odamda aldım ve gece kafamda tasarladığım çerçevelemeyi uygulamaya geçtim.
Yani uykum olmasa , kalkıp uygulayacağım😃

Sonuç budur... Beğenilerinize sunulmuştur😊

Eskisi gibi değil değil mi çektiğim fotoğraflar, dağdayken fotoğraflık mekan-dekor-aksesuar... hazırlık yapıyordum tabii. Şimdi ise oturduğum yerden sadece objeyi çekebiliyorum 😟 buna da şükür.

Kollarım gene isyanlarda , blogları gezmek, yorumlar yazmak, gelen yorumları cevaplamak... gönül istiyor ama işte... 😣
Bugünlük bu kadar olsun, olur mu 😑

Sevgiyle kalın, mutlu kalın...




9 Nisan 2018 Pazartesi

Hafta başı... Bana da İşbaşı :)

Hafta sonları şimdilik yazamayacağım, zaten yorumlarınıza da doğru dürüst cevap yazamıyorum, idare ediverin:)
Zaten hafta sonu hava kasvetli, boğucu, sıkıcı.... yani tatsızdı.
Havva bu defa cumartesi geldi. Henüz karşı karşıya gelmediğim birkaç  blog arkadaşım gelecekti, ortalığı toplamaya çağırmıştım. O geldi de blog arkadaşlardan biri sukoyvermiş, hiçbiri gelmedi. Haliyle bozuldum, bahane gerçekten çok sudan geldi ve saygısız buldum. Herneyse.

Huyum malum. Bir proje de karar kıldım gibi olunca, akşam kelime oyununu seyrettikten sonra soluğu hobi odamda aldım. Provasını yapmam gerek yoksa uyuyamam :)
Sonunda uykum geldi, yarı okeylenmiş bıraktım...

Sabah kahvaltı sonrası doğru hobi odasına tabii ki,kafaya koyduk bir kere :))
İşte biri oldu bile, önce tela yapıştırıldı,paspartüye göre kesildi, paspartüye tutturulup yerleştirildi.
Minik ciciler yapıştırıldı, veeee.....
Ve aynı şekilde ikinci üçlü de hazırlandı...

Yani Banuca üçleme, oldu Banuca  3+3 leme :D
 Ve sıraya geçtiler başka bir evin duvarını süslemeyi beklemek için :)

Bugün hava açık, güzel. Hobi odasında epey zorlanıyorum, malzeme almak için. Büro koltuğunu kullanıyorum sağa sola gitmek için ama o da yoruyor.
Şimdi dinlenmeye geçebilirim. Yani pencere önü köşeme ve işimi işlemeye devam edebilirim. Benim dinlenme şeklim de böyle, yoksa ağrıların ölçüsünü saptamaya dalabilirim :(





6 Nisan 2018 Cuma

İçime Sinmeyince...

Son çerçevelediğim minik panolarım vardı ya...
Fotoğraflamak için salonda koltuğun üzerine koymuştum.
Akşam köşeme geçince, tam karşıma düştü. Baktıım... baktıııım....

Birşeyler içime sinmedi derken, aklıma bir fikir geliverdi.
Kelime oyunu biter bitmez soluğu hobi odamda aldım.
Biraz uğraştırdı ama, böyle nasıl oldu ?
Ben sevdim :)

Bugün belki de gene havadan, kollarım-ellerim tutuk ve ağrılı, o nedenle uzun uzun yazamayacağım, alacağınız olsun :))





5 Nisan 2018 Perşembe

Martılar... Özgürlük... Ve Ben...

Martılar gene dönen bir hava akımı yakalamışlar, bir kareografi havasında kanat çırpmadan dönüp duruyorlar. Maalesef video yakalayamıyorum :(
Hani kaygan bir zeminde ya da buzda koşup gelip kendini bırakıp kayarsın ya, diğer martılarda uzaktan görüp, kanatlarını aceleyle çırpıp geliyorlar ve dönenlere katılıyorlar.
Haliyle eli işte,
gözü dışarıda olan ben işimi bırakıp onlara dalıyorum:)
Bu benim kucak tezgahım :))
Yanımdaki sehpada ipliklerim :)
Özgürlük demişken...
Ne güzel şeydir özgürlük; anlamı kişilere göre değişse de mutluluk verir.

Benim için özgürlük, içimden geldiği gibi dilediğimce yaşamak.
Tek başına kalınca, kendinden başkasına sorumluluk ya da zorunluluk olmayınca al sana özgürlük :)
El işlerinde bile daha bir özgür hissediyorum şimdilerde, zaten herşeyi yapamıyorum, kafama göre değilde vücudumun gücüne göre takılıyorum :)

Bu kanaviçe işi beni oldukça sardı. Ona dalınca 5 yukarı, 2 sağa, 3 çapraz..... derken
zaman geçiyor
akşam oluyor
tezgah kapanıyor.
Bir üçlü daha çerçeveleniyor. İsteneceği başka bir eve gitmeye hazır...

Akşamları tv de takip ettiğim tek program kendimi test ettiğim tv2 deki "Kelime Oyunu"...
Sonrasında yakalayabilirsem TLC deki "Ağır Yaşamlar" . O insanların çaresizlikleri, kurtulmak için verdikleri mücadele, kendileriyle savaşları, irade gücü... İnsana ders veriyor bir yerde.

Sonra yatma zamanı geliyor. Bir günü daha kotardım diye sevinirken, yattıktan sonra başlayan ağrı artışları, uyku bölünmeleri ve acil-zorunlu banyo ziyaretleri aklıma geliyor. Yani geceleri sevmiyorum ama uykum geliyor :)
Geçecek bunlar da biliyorum geçecek, ben elimden geleni yapıyorum, sabrediyorum.
Bugünlük te bu kadar....