15 Temmuz 2011 Cuma

Türkiye Yasta....



Ağla Ey Yurdum Ağla

Ağla ey yurdum ağla
Topraktaki kanlar kurumadan daha
Yıkılan koca koca çınarlar
Filiz vermeden toprağa
Ağla ey yurdum ağla

Her gün hayatının baharında
Onlarca şehit verirken yurt için
Bir damla gözyaşı dökmeyenler
Şimdi ağlıyor ama kim için?
Ağla ey yurdum ağla

Atama barbar diye diye
Toprak istiyorlar bizden hediye
Mutluluktan uçacaklar
Bölünürse TÜRKİYE
Ağla ey yurdum ağla

Canım yanıyor inan ki canım
Gördükçe bunları tükeniyor heyecanım
Gerçekten zehirli mi ki benim kanım
İhanet kokuyor şimdi her yanım
Ağla ey yurdum ağla

Duymak gerek fikire saygı
Sözkonusu TÜRK olunca
Özgürlüğün yerini alıyor kaygı
Anladım ki yalanmış bu duygu
Ağla ey yurdum ağla...

İstanbul - 23.01.2007
Orhan Tekiş





14 Temmuz 2011 Perşembe

Dün-Bugün...

Dün yorgundum, bahçe işleri-evde temizlik-çamaşır v.s, yazamadım....

Bugün.... İçimden hiçbirşey gelmiyor 13 kınalı kuzunun haberini aldığımdan beri :(


11 Temmuz 2011 Pazartesi

Örgü Yıldızlar...

Ben bunu paylaşmazsam çatlarım...Bayıldım, örmeliyim bu yıldızlardan :)

Tarifini isterseniz Linke bir tıklayın...


10 Temmuz 2011 Pazar

Bugün Bitenler...

Sepetler peçete transferi, tepsideki "kolay transfer" denilen çıkartma gibi birşey....
Çıkartmayı hallettikten sonra çevresini boyadım, güllere sim serptim, kenarları yaldız boya ile geçtim...
Bu sepet, menekşeleri çok seven Ana Sultan'ın odasına gitti :)
Bu ön kapıya asıldı,
Bu da ocakbaşında yerini buldu...

Bu arada, beni heveslendirmek için bana boyalar, peçeteler ve çeşitli malzemeler gönderen şekerlere ve daha da heveslendirmek için güzel yorumlar yapan gönül dostlarıma çooook teşekkürler ....



9 Temmuz 2011 Cumartesi

Günün Sürprizleri :)

İlk sürpriz...
Bahçe kapısının açıldığını duyunca uzanıp baktım ki, yeğenim Ece ile köpekleri Topik, abim de arkalarında...
Topik Bıdığın babası :)
Ece biliyorsunuz yüzücü, derecelerine göre Türkiye üçüncüsü... Pazartesi-Salı Edirne'de yarışları var, Ece takımıyla beraber yarın sabahtan yola çıkıyor, arkasından da annesiyle babası, Topik te bizde kalmaya gelmiş :)
Birbirini kıskanan baba-oğul arasında işte benim halim...
İkinci sürpriz:
Derken kapıda bir korna sesi, postacı gelmiş, posta kutumun siftahı, merakla koştuk (ben-Topik-Bıdık)
Kutuda bir paket, sevgili Semyıl'dan, aman bir heyecan koşturdum içeri, açtım paketi, sıcacık sözlerle dolu bir mektup eşliğinde harika ciciler, bakııın :)
Eh, bugünüm böyle geçti, elişlerime zaman az kaldı, ama yeni birşeylere başladım,
ay biri beni durdursuuun :))


8 Temmuz 2011 Cuma

Modernden klasiğe bir lampader...Ve yanına Frigo :))

Daha önce bu fikre internette rastladığımda hem paylaşmış, hem de anlatmıştım...
Halojen lambalı lampaderimi bu evde kullanamıyorum, çünkü ahşap hem çabuk ısınıyor, hem de ışığı yansıtmıyor diye, zaten çok ta elektrik harcıyor :)

Annem şöyle bacaklarımı uzatıp rahat rahat iş yapayım deyince, salonun bir köşesine divan koymuştum, tabii ben ve Bıdıkta yanına yerleşiyoruz, ancak geceleri iş yapmak için biraz karanlık kalıyordu....

İşte o köşeye lampaderi koyma gereksinimi böyle doğdu...
Bir obje daha bodrumdan günyüzüne çıktı...
Nasıl normal lambalı hale getirdim....
Ve işte yerine yerleşti....
Bıdığın en sevdiği yer, yattığı yerden dışarıyı seyretmek en büyük zevki, bir de ben bir yere gittiğimde, gelene kadar o camın önünde oturup çocuk gibi beni bekliyormuş.....

Ve... Anne sultan'ın isteği üzerine frigo yaptım :)
Hemen tarifini de vereyim...
500 gr. süt
1 su bardağı toz şeker
1,5 çorba kaşığı un
1,5 çorba kaşığı nişasta
1,5 çorba kaşığı kakao
1 paketten biraz az margarin

Bir tencereye önce kuru malzemeleri koyup karıştırın, sonra karıştırarak sütü yavaş yavaş ilave edin, margarini de koyup orta ateşte iyice koyulaşana kadar pişirin. Ocaktan aldıktan sonra ara sıra karıştırarak ılıtın, kare veya dikdörtgen bir borcama boşaltın, iyice ılınınca üzerine bir folyo kapatıp buzluğa koyun (dondurucuya değil, ama yoksa mecburen dondurucuya )
Afiyet olsuuuun :)