19 Kasım 2015 Perşembe

Rastladıklarımdan Biri ....

Bu hediye fikrine bayıldım :)
Sanırım kurabiye malzemeleri kavanozdakiler ve üzerindeki etikette"Sadece 1 yumurta ve 125gr. tereyağ ekle yazıyor :))
Mesela arkadaş toplantım var, kurabiye pişirdim ve böyle malzemeli kavanozlar hazırladım...
"Ay Banuuu, kurabiyelerin çok güzel olmuş" dedi birisi...
Şak... Arkadaş sayım kadar kavanozu getirip "Çok kolay şekerlerim, eve gidince siz de yapıverin"
diyerek dağıtıyorum :)

Nasıl senaryo ?

Not: Projelerimden biten olmayınca böyle fikirler paylaşayım dedim :))))




18 Kasım 2015 Çarşamba

Ponponlar-Püsküller-Boncuklar.....

Ne güzel uyum sağlıyorlar birbirlerine...
Ne kadar zevkle oynuyor insan bunlarla :))

İşteeeee...
Maviler hobi odama...
Turuncular salona...

Kırmızılar yılbaşı süslemelerinin arasına gittiiii...

Ah beeen....
Heryerlere birşeyler asmam gerekmiş gibi bir kuralım var :))
Boş yerleri dolduralım gibi bir takıntım da var gibi gibi... :))
Bu eve yeni taşındık ya...
Özellikle duvarlar boş ya...
Daha asamadığım bir sürü şey bekliyor ya...
Ben daha yeni yeni hareketleniyorum ya...
Çok işim var daha çooooook.... Meşgul etmeyin beni.... Çok çalışmam lazım çoook ... :)))))

Paylaştığım bu işler balkon ışığının yetersiz kalmaya başladığı 16.30 dan sonra hobi odasına geçtiğimde yapılan işler. Yani az zaman alan basit ama eğlenceli işlerden :)

Balkonda 5 minik panomdan beşinciyi işliyorum, bir köşede de örmeye başladığım hırka var, bekliyor... Tv seyretmediğimden salona pek girmiyorum, o nedenle kalın iplerle ördüğüm battaniye de orada bekliyor :))

Büyük işlerden hangisi önce biterse o gelecek karşınıza, onlar da panolarım olacak büyük ihtimal :)

Az sonra yapmaya başlayacağım mini projem için sabırsızlanmaktayım, bakalım yarın bu saatlere yetişecek mi... İpucu vermiyorum, çünkü heran fikrim değişebilir :))

Bugün de böyle geçti, nice huzurlu hobili günlere inşallah :)







17 Kasım 2015 Salı

Dünkü Bulmacanın Cevabı... Ama Yarısııııı :))))))

Bu malzemelerle ne yapabilirdim...
Minyatür ustası sevgili Özden kardeşimden öğrendiğim bir şeyi tabii ki...
Şöyle...
Pipeti 2-2,5cm. kadar uzunlukta parçalara kesiyoruz...
Sonra yorgan iğnesi, yada büyükçe delikli etamin iğnesine renkli ince yün parçası geçirip pipetin etrafını dolduruyoruz....
Etiketi olsun diye etrafına renkli kağıt parçası çevirip yapıştırıyoruz....
İşte bir avuç yün yumağım :))
Şeker gibiler değil mi :))
Bu minyatür yün yumaklarını öğrettiğin için tekrar teşekkürler Özden kardeşim :)

Bulmacanın cevabını açıkladım açıklamasına ama yarısııııı :))))
Ben bunları ne yapacağım, nerede kullanacağım acabaaaa :))))
Biraz daha sabır bakalım... Sürpriz :))

Daha kolay bir bulmaca daha sorayım mı...
Bu malzemelerle nereye ne yapabilirim ?
Ya da şöyle sorayım....
Bu malzemelerle siz olsanız ne yapardınız ?

Ve biten bir kitap....
Bıdık'ı daha mı iyi anladım acaba bu kitabı okuyunca dersiniz ?
Bence biz 8 yıldır birbirimizi gaaayet iyi anlıyoruz :)
Ama gerçekten güzel bir kitap, eğitici ve eğlenceli...

Yayınevinin tanıtımı şöyle:

"Köpeklerimizle iletişim kurma ve onları anlama yöntemlerimizi değiştirme gücüyle ilham veren, “dönüştürücü” bir kitap.
Köpeklerin becerileri ve potansiyelleri söz konusu olduğunda, çok az insan yirmi yıldır fiziksel engelleri ve özel ihtiyaçları olan insanlar için hizmet köpekleri eğiten Jennifer Arnold kadar söz sahibi olabilir. Köpeklerin zekâsı, hassasiyeti ve sıra dışı hissetme becerilerine dair eşsiz anlayışı ile Arnold, korku ve boyun eğme yerine nezaket ve cesaretlendirmeye dayanan örnek bir eğitim yöntemi geliştirdi ve aldığı sonuçlar da sıra dışı.

Arnold’ın ve en büyük öğretmenleri olan köpeklerin hayatlarından hikâyeler, eğitim yöntemine dair ikna edici ve saygı uyandıran bir tanıklık sunuyor. Bir Köpeğin Gözlerinden köpeğinizle ilişkinizi sonsuza kadar değiştirecek, unutulmaz bir kitap."









16 Kasım 2015 Pazartesi

Haftanın İlk Gününün Ardından...

Güzel başladı bu hafta...
Sabahtan dışarı çıkmak, Sağlık Ocağına gitmek zorundaydım, annemin ilaçlarını almak için; evde de ekmek kalmamıştı.
Eh çıkmışken kahve içmeden dönülmez değil mi :))
Kahve arkadaşım Hayaaaat :))
Buluştuk gene, Dereağzı'nda oturduk,
daldık hobi sohbetine, onu yapalım bunu yapalım derken öğlen olmuş bile :))

Dönerken tuhafiyeye uğradık, annem için plastik şişler almam gerekiyordu,
diğerleri ağır geliyor... Kitapların bile incelerini seçiyoruz O'nun için :))
Aaaa... baktım perde maşaları var, her oda için aldım, 1 liraymış zaten...

Dönüşte saksılar aldım... Annem Serpil'den menekşe yaprakları istemişti, canım sağolsun hemen kargolamış, bir de Aloe Vera göndermiş bana :)
Yemek sonrası siesta ardından onları da dikip cam önüne yerleştirdik,

şimdi o yaprakların dibinden minicik minicik verecek bir sürü inşallah, pek zevkli oluyor :)

Sonra mı...
Birer neskafe yapıp geçtik balkona elişlerimizin başına...
Annem tığ ile tabak altlıkları örüyor bana, ben minik panolarımın sonuncusu ile cebelleşiyorum :))
Bir yanımda da bir kavanoz dolusu şekilli düğmeler var, bayılıyorum onlarla oynamaya beeen :))
Yarın yapmam gereken proje hobi odamda masamın üzerinde beni bekliyor...
Var mı tahmini olan ?????
Haaaa....
Bu arada Son Şans'ın dördüncü kitabı da bitti...
Yeni kitabı listemde, ama sabretmeliyim, çünkü okunacaklar kitaplığımda yer kalmadı :))

Bu kitapta Ruby en büyük oğlu ile uğraşıyor :))

İşte Ruby'nin ağzından konu...

"En büyük oğlum Stone için bir mucize dileyip duruyordum ve sanıyorum ki dualarım sonunda kabul olacak!
Stone için dilediğim mucizeyi, kasabamıza tuhaf bir istek için gelen Lark gerçekleştirebilir belki. Stone onun bu tuhaf isteğini yerine getirebilmesi için elinden geleni yapıyor. Siz, bunun sebebini onun kasabanın baş komiseri olmasına bağlayabilirsiniz ama bence havada bariz aşk kokusu var. Zaten ikisinin arasındaki çekim kilometrelerce uzaktan bile görülebiliyor. Kasabamız, yıllardır bir yuvanın özlemiyle yanıp tutuşan bu kızcağız için mükemmel bir seçim gibi geliyor bana.
Yine çenem düştü, konuşmayı bırakıp Jane’in röflelerini bitirsem iyi olacak böylece kasabayı süslemeye de vakit ayırabilirim. Kes Kıvır’da her zaman ihtiyaç duyduğunuz bakımı, lezzetli kahve ile taze kurabiyeleri ve kasabanın en iyi dedikodusunu bulabilirsiniz.
Çok yakında görüşmek üzere,
Ruby Rhodes"


Eh... Benden de bugünlük bukadar olsun :)




14 Kasım 2015 Cumartesi

Nihayet Fırından Bir Proje Çıkabildi :))

Elimden fazlası gelemiyor henüz, ama bu kadarına da şükür değil mi :)

Hani annemin kalmış yünlerden örüp bir kenara koyduğu motifler vardı da, ben onların etrafını geçip dört dört birleştirmiştim geçen ay sıralarında...
Sonra da bir çanta yapmaya karar vermiş, astar olabilecek kalın bir kumaş bulup hobi odamdaki masanın üzerine koymuştum, dikebileceğim bir zaman gelsin diye....
Geçen hafta Serpilcim geldiğinde gördü de, promosyon çantan yok mu, ona geçiriver olsun bitsin demişti de, o an aklıma gelmediğinden yok demiştim...
Ama vardı ya, hani salondaki örgü işimin içinde olduğu hışırdaklı bir promosyon çanta vardııııı :)
İşte onu koydum bugün içine...
Etrafına da ponponlu su taşı geçirdim...
Salon el işim olan örgümü yerleştirdim yanına... Bir yanına da Bıdık yerleşti hemen :))
Pek bi süslü örgü çantamız oldu baksanıza...
Yumaklar şen şakrak yerleşiverdi :))
Ve bir proje bitirebilmenin zevkine erdim bu gece..... :))))

.....................

Ve... Son Şans serisinden üçüncü kitapta bitti, dördüncüsünün yarısına geldim bile...
Dediğim gibi ben bu kasabayı çok sevdim...
Bu kitapta Ruby bu kez kızını anlatıyor... Çok tatlılar çoook :)
Ruby'nin kaleminden bu kitabın konusu...

"İtiraf etmeliyim ki, güzel kızım Rocky’nin bu sefer gerçekten benim yardımıma ihtiyacı var. Onun sıradan adamlarla ilgilenmediğini bilirdim ama kim onun kasabaya bir İngiliz soylusuyla döneceğini tahmin edebilirdi ki?

Bu İngiliz soylusu Hugh’un haşmetli malikânesini bırakıp kasabamıza gelme sebebi ne olabilir acaba? Ayrıca kızıma karşı olan bariz ilgisine rağmen onun Rocky için doğru insan olduğundan da emin değilim. Tabii ki çok klâs ve yakışıklı biri ama gerçekte onunla ilgili ne biliyoruz ki? Evhamlı bir anne gibi konuştuğumun farkındayım ama eşim Elbert ile mutlu geçen kırk yıldan sonra tek istediğim küçük kızımın da aynısını bulabilmesi.

Tamam, bu kadar sohbet yeter, Bayan Bray’in saçlarına maşa yapmam gerek. Sizinle konuşmak her zaman büyük bir zevk ve unutmayın Kes Kıvır’da her zaman ihtiyaç duyduğunuz bakımı, lezzetli kahveyi ve kasabanın en iyi dedikodusunu bulabilirsiniz."


Bu özete bakarken bir kitabının daha çıktığını gördüm ve hemen listeme aldım, yaşasııın :))






9 Kasım 2015 Pazartesi

İstanbul'dan Serpil Gelmiş :)

Hemen toplanmak gerek değil mi, dün Serpil can geldi, özledikkkkkk...

"Çınar kafedeyiz, hadi gel" dediler, durur muyum, hemen atladım gittim :)
Gittiğimde Serpille Gülçin, Eda buluşmuşlar bile, sonradan Hayat ile Özlem de geldi...
konular malum, hobigiller olunca.... :))
Zaman nasıl geçti anlayamadık bile, akşamı etmişiz :)

Bugün de sabahtan Serpili aldım, oradan Hayat ile işi kıran Edayı da toplayıp önce yeni açılan Atölye koza'yı ziyaret ettik. Oradan doooğru bize geldik...
Objektife ne biçim kötü bakmışız hepimiz, neyse ki makina otomatikte, yani arkasında kızdığımız kimse yok :))
Yoksa sohbetimiz de keyfimiz de pek yerindeydi doğrusu :)

Sanal alemden gerçek aleme geçip böylesine güzel süren arkadaşlıklar oluyor işte...
Allah daim etsin bu güzel arkadaşlıkları :)




5 Kasım 2015 Perşembe

Bir Hastane Günü Daha Geçtiii Gitti :))


Sabah 7.20 de düştük yollara benim kırmızı düldül ile :)
7.42 de Acıbadem otoparka giriş yaptık ... Otoparkçılarla aram oldukça iyi, zaten her yerde önce otoparkçılarla arayı yaparım, en önemlisi onlar benim için :))) Arabama hemen yer gösterirler, hatta o an yer yoksa ben inerim, onlar sonra hallederler, çıkışta zor bir yerdeyse "bekle getiririm" derler :)



Kan tahlilinin ardından kahvaltı işimi hallettim, zamanı geldiğinde canım onkologumla görüştük,
hafif bir grip başlangıcı varmış boğaz taraflarında, zaten ciğerimde zatüree etkileri (kemo-ışın yan etkileri) devam ediyor ya, onlar için  ilaç yazdı, bugünün menüsü koruyucu serumlarımı da aldım, 11 e doğru işim bitti...

Dönüşte Migrosa uğradım, malum kış hazırlıkları, dağdan gelen alışkanlık :))
Eve geliş, aldıklarımı iki postada yukarı taşıma, yerleştirme...
Artık dinlenme zamanıdır...
Bugünlük haberler bukadardır :))