Hobi Odamdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hobi Odamdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2016 Perşembe

Dün Bizim Evden Bir Blogcu Geçti :)

Günlerdir yazamıyorum... içimden gelmiyor... ama ayrı kalmak ta istemiyorum ...

Güzel bir sebep çıktı yazmam için :)

5-6 yıllık blog arkadaşım ozgrkdn -Ruhsar... İzmir'de yaşıyor, rahatsızlanmış, burada özel bir hastanede doktor olan abisi gel deyince gelmiş :))
Birkaç gün hastanede yattıktan sonra, dönmeden bana uğradı kısa bir süreliğine...
Böylece bir sanal dostluk daha gerçeğe dönüştü :)
(Darısı hepinizin başına)
İlk karşılaşmada gene aynı hisler ikimizde de...
Hani sanki hep görüşüyoruz da, bugün öylesine uğramış gibi :)
Ama zamanı kısıtlıydı, sohbete doyamadık :(
Zaten hatunun gözü etraftaydı, yani elişlerinde :))))
Bol bol fotoğraf çekti, ama objektifinden Bıdığı bir türlü yakalayamadı :))
Solmaz sultan da katıldı bize :)
Hobi odamı görmeden kim ayrılabilir ki bu evden :))
Kaosa buyrun :))
Atölye dediğinin doğal hali budur işte :)))
Eveeet... Dün Hayatla beraber Gölcükten aldığımız boncuk elyafla bu sabah yastıklarımı doldurdum, yumuş yumuş oldular :))

Ama yerlerine yerleşmelerine daha zaman var...
Yerleşince daha detaylı gösteririm :)
Böyle azıcık merakınız giderilsin istedim :)
(Kullandığım kumaş şile bezi)

Yarın hem çılgın Nurcan günü, hem de benim tomografi günüm (dua edin olur mu temiz çıksın ), yani yarın en azından öğlene kadar yokum evde :)





16 Haziran 2014 Pazartesi

Hafta Sonundan Bugüne...

Hafta sonları blog tatil biliyorsunuz :)
Özeti bugüne kalıyor :))

Her sene bu zamanlar  hiç sormadan gelip özellikle çeşmemize yerleşen bedavacı kiracımızla tanıştırayım sizi :)
Adı Siğilli Kurbağa olup, oldukça şişko, iri bir muhterem, elimden bile büyük... :))
İnternette araştırdım, hakkında bilgi sahibi oldum, ancak önemli bir özelliğine hiçbir yerde rastladım...
Önceki yaz akşamın geç saatleri, verandada kitap okuyorum... Kulağıma bir ses takıldı, sanki buzdolabı gibi bir alet çalışıp çalışıp duruyor... O yanı dinledim yok, bu yanı dinledim yok, karşıki ağaçlardan geliyor, ağustos böceğine de benziyor, gittim ağaçları salladım, sustu... Tam ooh... diyecekken gene başladı :))
Birara Bilal oğlanla birlikte komşusu Selim geldi, laflarken bu olayı anlattım. Meğer Onun da başına gelmiş, O da sesi dinlerken tam yanından birşey havaya sıçrayıp duvardaki ışığın oradan tekrar inmiş. Meğer oda bizim kurbağadanmııış, ışığa gelen böcekleri kapıyormuş, dili de pek uzunmuş... :))
Yani bizim kiracı hem usta bir avcı, hem de kurbağa sesine benzemeyen bir ses çıkartıyormuş :))
Bu bilgiyi paylaştıktan sonra gelelim özetlere :))

Dayanamayıp gene aldığım 10 paket yünüm geldi ve önceden aldıklarımdan kalanları da boşaltıp hepsini tekrar yerleştirdim :))
Bu soldaki dolabım...
Bu da sağdaki :))
Bıdık her tür kapıyı açmaya başladığından teli olmayan ön kapıya tül takmak zorunluluğu çıktı...
En pratik tarafından pvc su borusu ve iki adet kancalı vida kapı üstüne monte edilerek üzerine Fiamma marka tül perde katlanıp elde dikiliverdi :))
İş görüyor mu... görüyor... O halde işlem tamamdır :))

Şu kedi fare kompozisyonunu işlediğim dolabın üst kapakları vardı ya... Hani boştu, artık değil, ben bu yapışkanlı kağıtları çoook seviyorum :))
Hmmm... Bir kitap bitirildi, Ülfet'in üçüncü örtüsünün birinci kenarına başlandı...
Vaiz biraz fantastik gerilim-polisiye... Çok çok sarmadı beni, zaman atlamalarını sevmiyorum, yani 10 ileri, 20 geri, 5 ileri, 3 geri... Iıııhhhh, sonuna gelemedim, sonraya bıraktım :))

Hah... Pazar gecesi çamaşır yıkadım, gece saat 10 da başlıyorum tarifeli saat kullandığım için :)) Yağmur yağabilir diye arka verandaya astım...
Nitekim bugün yağdı da...
Hatta sis bastı yağmurla birlikte...
İşte böyleeeee.... Yeni bir haftaya bereketli yağmurla başladık :))


10 Mart 2014 Pazartesi

Beni Mutlu Edenlerden... :)

Yeni alınanlar ve hediye gelenlerle kutulara sığmadığından kısmen çekmeceye terfi olan ve zevkle, mutlulukla  yerleştirilen fisto-dantel-kurdele-sutaşı... adları herneyseler :))

Beni anlayan anlar :) Her birini yüzümde gülücüklerle yerleştirdim :)
Zarif dantelleri okşaya okşaya :)
Kullanmaya kıyamadıklarımdan... Kalpli ya :)
Hani facebookta paylaşarak aramıştım... Herkes seferber olmuştu... Kapandığını sandığım fabrikası meğer açıkmış ya... kavuştum bu güzelliğe :)
Yakında mutfağımda göreceksiniz bu ciciyi... Hele biraz kuvvet toplayayım da :)
Ve bunu da...
Bu da çok cici değil miii :) Kalpler ve çilekler... Çok seviyorum işteee :)

Sobayı kaldırdım ya... Herşey yıkanıyor, ütüleniyor, yeni yerlerine kalkıyor, ama bitmiyor... bitmiyor...
Belki delilik bu ama hiçbirinden vazgeçemiyorum, atamıyorum, mutluyum hepsiyle :)

Mutfağımı düzenlemek için sabırsızlanıyorum,ama dediğim gibi, azıcık kuvvet toplamam gerek... Sabır...


22 Ağustos 2012 Çarşamba

Hobi Odaaaam :)

Anaaaam... Ne çok malzeme biriktirmişim ben yaaaa....
Yerleştir yerleştir bitmedi :(

Sabah beri uğraşıyorum hobi odamı düzenlemekle, rafları monte ettim, sonra.... sonra yerleştir yerleştir bitmedi işte :(

Sanki gene karışık mı görünüyor ne.... :(



Her yeri değerlendirmeye çalıştım sığabilmek için...
Dolap yanlarını bile...
İşte yüklüğün yan tarafı :)
Bu raftan bir tanede çalışma masamın orada var ya, bunlar eski çekmeceler :) Kaplayacağım onları da, hatta masamdakine bir de raf koyacağım :)

Bir de ortaya portatif bir masa almayı düşünüyorum, kendim yapacaktım ama, yok düzgün birşey olsun dedim...

Oturma bölümüyle hobi odamın arasında kırlangıçlarım var bakııın :)
Cici bir blogdaşımın hediyesiiii :) Tam yerini buldu değil mi :)

Oturma bölümünde aydınlatma yoktu, ama yaptım....
Hi hiiii :)  Bu aslında eski bir abajur :))
Kablo kroşesiyle tutturdum duvara
E oldu işte, ne var yani :) Yukarıdan ve arkadan geliyor, iş işleme için ideal :)

Bu arada Bıdık bey ne yapıyor dersiniz... Ne yapar kiii
Keyiiiiif....
Biz daha süremedik keyfini oturma odasındaki divanın :(

Yarın bir mani çıkmazsa, misafir evindeki kitaplığımı buradaki oturma bölümüne taşıyacağım, bana kolaylıklar dileyiiiin :)


5 Şubat 2012 Pazar

Karman Çorman Bir Hobi Odam Var :))

Ufacık hobi odamı yüzüncü kez değiştirdim, gene birşeye benzemedi tabi :)
Ama annem "nihayet biraz derli toplu görebildim"dedi, yeter bana :))
Ne zamanki mobilyalar aynı renge boyanır, duvarlara raflar yapılır, dört bir yana tezgah olur, o zaman hobi odasına benzer işte :)
Amaaan, şimdilik idare edeyim işte.... Bugün burayı temizledim, yerlerini değiştirdim... Görmek ister misiniz ?
 O halde önce girişten sola doğru bir bakın...
Ortadaki üstü boya lekeli masamsı nesne, eski ütü masasını kesip boya işinde kullanmak üzere ortaya çıkarttığım bir gariban :)
Uzun dolap yani büfe mi derler o işte,
İçlerini hiiiiç göstermeyeyim :)) Çıfıt çarşısı gibi, altlarda kumaşlar, parçalar, yenilenecek giysiler ; çekmecelerde ise ne siz sorun, ne ben anlatayım :))
Üstlerine geçelim daha iyi, soldaki raflar,
iplikler rafı... Kalın-ince nakış iplikleri, dantel iplikleri, en üstte de örülmüş dantel bordürler ve örnekler var. Bebek mi, sallanan sandalyesinde, parmağı ağzında uslu uslu oturuyor, onu taaa 74 yılında almıştım kendime hediye, elbisesinin önceki sene yeniden dikmiştim :)
Yan tarafında dosyalar ve modelller var...
Mavi klasörler Korkut üniversite hazırlık kursuna giderken dersanenin verdiği klasörler, içlerinde şablonlar, ordan burdan kesilmiş modeller ve örgü teknikleri var, tabii yan resimlerden de anlaşılacağı gibi herbir klasörde ayrı şey var :) Sağdakiler yani dosyalıklarda gene ayrı ayrı dantel-nakış-örgü modelleri var.Onlara da resimler yapışması lazım, önceden diğer tarafları duruyordu, etiketleri vardı da :)
Onların üstündekiler,
Peçetelerimin ve dekopaj resimlerimin durduğu kutular...

Şimdi karşıya doğru bakalım, pencerenin önünde şifonyer, içinde kırtasiye malzemeleri v.s v.s deyip geçeyim, üstünde boya malzemelerim...
Pencerenin üst tarafına bir bakın :))
Sol tarafta,
Misinalı şişlerim ; sağ tarafta,
kasnaklarım, bir askı, bir abajur teli :))
Odanın sol tarafına doğru bakın şimdi,
  Sağdaki örtünün altında bir bidon var, içinde elyaflarım dolu, üzerindeki kutular merserize kukalarının orta rulosundan yapılma, arkadaki şişlerin durduğu nesne ise artık pvc borularının bir tahtaya yapıştırılmasından ortaya çıktı :)
Bilgisayar köşesi, yok yok tasarım ve yayın köşesi diyeyim :))

Onun sağında dikiş köşesi...  ( bu köşe yaz köşesi, bu köşe kış köşesi... gibi oldu ))

Makina kılıfımı ilham beyin ender uğradığı bir zamanda dikmiştim :) Yandaki çekmecelerde masuralar, teğel iplikleri, lastikler ve makina parçaları var, üstteki kutularda ne olduğu kutuların önünde görülebilir :))
Alttaki rafta düğme kutusu, büyük makaraların kutusu, tığ çantası var...
Onların da altında,
Boncuklar köşesi :) Büyük boncuklar kutusu-küçük boncuklar kutusu-pullar kutusu-takı malzemeleri kutusu...
En alttaki plastik kasanın içinde de parça pinçikler dolu :)
Ve girişin sol tarafı,
Ana malzeme dolabı, yanındaki yüklük uzaktan akraba oluyor hobi odasıyla :)
Şimdi kutulardakileri tek tek saymayayım, merak ederseniz resmi büyütüp okumaya çalışın :)
Alt taraflarda da çuvallarda gene malzemeler ve onların da altında dekorasyon-hobi modelleri var...
Amanııın, yazıyı hazırlarken bir daha yoruldum, uzun da oldu, umarım sıkılmadınız, naapim elişi yapmaya fırsatım olmadı işte :(

Yarın banyoma el atacağım, onu da paylaşayım mıııı ????


24 Ocak 2011 Pazartesi

Bir dağıldım, toplanamıyorum :)

Hani hep diyordum ya, dikiş işlerimi yapacağım kışın diye....
E yapıyorum da elimden geldiğince, amaaaaaa....
Malzemeler çok :)
Hiçbirşeyler atılmıyor malum, giyilmeyenler bile kumaşları değerlensin diye dolaplara konuyor, bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de beni bilenler evlerinde, arkadaşlarında ne malzeme varsa kullanılmayan, toplayıp bana getiriyorlar sağolsunlar:))
Benim bir şikayetim yok, ben memnunum hayatımdan, parça pinçikler arasında mutluyum:))
Ama annem..... Odanın yanından her geçtiğinde, ki devamlı yolunun üstü, "kızım şu odayı biraz toparla, nasıl iş yapıyorsun bu odada" demekten bıkmadı:))
Haklıdır, baksanıza odanın haline:))

Haklı değil mi :))
Hani şu kırkyama ile uğraşan yabancı sitelerde kombine kumaşlar gösterirler birarada, renkler birbirine uyumlu, desen desen kumaş parçaları. İşte onlara içim gidiyor. Geçen hafta büyük alışveriş merkezine gitmiştim, baktım kilo ile çarşaflar satılıyor...
He he he... Karıştırırken çift kişilik bir çarşaf buldum, hemen aldım, 4.5 lira. Yok canım çarşafa hiiiiç ihtiyacım yok. Ama çarşafın desenine bir bakın, kombine parçalardan oluşmuş, keser keser bişiler yaparım:))
Yukarıdaki resimde büfe var ya, kapağını açtığım anda parça kumaşlar dökülüverdi, öylece duruyor, tekrar tıkıştırmadım, bi elden geçireyim diye.
İlk dökülen bu iki parça oldu,

arkadaşım Sevil getirmişti, O'da bir akrabasından almış, kadına hediye gelmiş ama beğenmemiş, bu ve bunun gibi birkaç parçayı atıyormuş. Tabii Sevil hepsini toplamış, "Banu bunlardan birşeyler yapar" diye getirmiş sağolsun:)) Deseni çok güzel, aklımda bir güzellik var ama aklımdakini uygulayabilirsem, becerebilirsem, bakalım deneyeceğim:))
Bugün ancak mail kutumu boşaltabildim, şimdi biraz da sizlerin bloglarını dolaşayım. Gündüz elişi yapmadım ama, akşam tv karşısı şile bezi işleme işime devam:))