10 Aralık 2014 Çarşamba

Battaniyeye Devam... Ama Kitabım Bittiiii :))

Bir fotoğraf bazen herşeyi anlatır değil mi :))
Debbie Macomber bu defa örgücülerle birlikte değil :))
Ama her iki roman da sürükleyici ve sevgiyle dolu :)






9 Aralık 2014 Salı

Bu da Benim Noel Babam :))

"Yaparım birgün" diye diye arşivime kaydettiklerimden biri de bu Noel Baba idi.
Orjinali tabii ki çok daha güzel, Pinterestten kaydetmişim, ama asıl üretimin olduğu site kapanmış :(

O gün bugünmüş işte... Ve işte benim Noel Babam da hediyelerini yüklenmiş gelmiiiiş :))
Ho ho hooooo......
 Kırmızı tok bir kumaş bulamayınca işin kolayına kaçıp keçeden diktim :)
İçini tabaka elyaf artıklarıyla doldurdum, hiç birşeyi atmıyoruz ya, bak işe yaradı :))
Taban olarak kullandığım şu kırmızı plastik var ya... Ölçsem bu kadar uymazdı... Hani fanuslu gibi tereyağ kutuları var ya, işte onun tabanı (fanusu da saklanıyor, işe yarayacaktır mutlaka) :)) Sıvı silikonla yapıştırdım, hediye çuvalını da öyle :)

Aslında bunlar kapı ağırlığı olarak tasarlanmış sanırım, ama benimki televizyonun önüne kuruldu bile :))
Odamız yavaş yavaş yılbaşı vaziyetini alıyor :)





8 Aralık 2014 Pazartesi

Kardan Önce Kardanadamlar Geldiiii :))

Bazen yaptığım şeye baktığımda gerçekten ne kadar çocuksu olduğumu görüyorum :)))))

Fikir gene internette biryerlerdendi, ama ne arşive koymuşum ne de neredendi hatırlıyorum, sadece not defterime çizmişim o kadar :)

İşte o notlara göre kalıplar çıkarttım ve her zamanki kolay malzemem ince straforla işe koyuldum...
Gerçi bu resimde sadece Migrosta gördüğüm anda hemen kaptığım kupamı gösteriyorum ya, neyyyse :))
Akrilik boya, kurdele, kartanesi payetler, beyaz tutkal yardımıyla tamamlanan kardanadamlar çift taraflı yapışkan bant ile karton bir şerit üzerine sıralanıp
pencere içindeki yerlerini aldılaaaar :)
Onlar ermişler muradına, biz çıkalım kerevetine.... diyeceğim şimdi.... çocuklaştık ya :))
Haaa.... Unutmadan... Genelde anacığımın görünce ne dediğini merak edersiniz ya....
"Ayyy Banuu, Allah seni bildiği gibi yapsın" dedi :))))




6 Aralık 2014 Cumartesi

"Mutluluk Böyle Bir Şey..."

Ne güzel bir kitap adı değil mi....
Dün bitirdiğim kitap... Jennifer E.Smith yazmış...
Aslında tam 13-14 yaş sonrası genç kızların okuyabileceği bir kitap.
Çok sevimli, tertemiz duygular, ilk hisler... ve gizemli bir macera...
Hani "Aşk Tesadüfleri Sever" diye bir söz vardır, filmlere, kitaplara başlık olmuş... İşte bu söz tam bu kitaba göre :)



Salı günü uğradığım Migrosta anneme bulmacalı gazeteleri seçerken gözüm Harlequin kitaplarına ilişti, severim o aşk kitapçıklarını ama uzun zamandır almıyordum, bir de ne göreyim ... Debbie Macomber'den iki hikaye birarada, hem de bir tanecik kalmış, kesin beni bekliyordu, kaptım hemen :)) Şimdi onu okumaya başladım :)



        
  


4 Aralık 2014 Perşembe

Sıra Bebelerde :)

Büyüklere bol bol battaniye ördük anam da ben de, gene öreriz belli olmaz ya :))
Şimdi bebelere birkaç battaniye daha öreyim dedim...
Bu defa şişle örüyorum, hani şiş geçire geçire, haraşo, ortadan 3 alarak kare kare örülür ya, işte ondan....
"Yeni battaniyeden ipucu versen ucundan acık" diyenlere gelsin bu resim :))))

Sıcacık soba... Sıcaktan mest bir Bıdık.... Kucağında örgüsü Banu :)





3 Aralık 2014 Çarşamba

Bir Kitabın Daha Ardından...


Zorlandığım kitaplardan biri daha...
Fatma Erdek'ten ilk okuduğum kitap, Erken Rüya Zamanlar...
Gidişatını ve sonunu merak ettiğim için bırakamadım elimden, gerçek aşkı, aşka karşı gelen gurur, pişmanlıklar, kavuşmalar, ayrılıklarla örülmüş bir konu ....
Zorlandığım taraf tamamen benimle ilgili... Süslü, detaylı edebiyat; ben böylesinde zorlanıyorum :(
Hani "Nefesin güzel kokuyor" yerine... "İlkbaharın ılık güneşine karşı kollarını açmış narin yapraklı şeftali çiçeğinin etrafını kıskandırırcasına yaydığı, insanın taa içine işleyen kokusu gibi nefesin" derler ya... Ay yazarken daral geldi, ama laf aramızda becerdim değil mi süslü edebiyatı da :))
Sabırsız olduğumdan herhalde, kısa ve yalın anlatımla sonuca gitmek :)
Bana rağmen... Aşkın deriiin bir anlatımı var bu romanda, vazgeçilemeyen aşklar kaldı mıııı :)




1 Aralık 2014 Pazartesi

Niyet... Kısmet... Meselesi :))

Anacım dedi ki... " Ayaklarımı koyabileceğim, tabureden daha alçak birşey uyduruver bana" ...
Uydur dersin de uydurmaz mıyım anacım, derhal :))

Aldım elime plastik bir kasa,
Bir de eski baş yastığı buldum, üzerine oturtup köşelerine diktiğim kurdelelerle kasanın dış kenarlarındaki deliklerden geçirip bir güzel bağladım...
Eski bir pilili eteğim işe yaradı, onunla da bir kılıf diktim üzerine, "işte uydurdum anneeeee"... :))
"Oooohhh... Bak pek rahat oldu, eline sağlık..." dedi annem :)
Amaaaa... Böyle düşünen birisi daha varmış...
İlk fırsatta niyetini koydu ortaya...
Buyrun...
Kime niyeeet.... Kime kısmet .... :)))
Şimdilerde yarı yarıya paylaşıyorlar, başka çıkarı yok :))