8 Haziran 2010 Salı

Bezelye günü

Bu sabah birara yağmur durdu, aşağıdan bulutlar yükselmeye başladı, annemle beraber torbaları kaptığımız gibi indik bostana:) Her an yağmur bastırabilir paniği ile fotoğraf makinasını alamadım ve resim çekemedim tabii :))

Tam zamanı artık, neredeyse taneler dökülecekmiş, dalların dipleri çürümeye başlamış bile. 12 kg. kadar topladık. Eve taşıması zor oldu tabii, teleferik mi yapsak acaba :))

Bostan batak, toprak yumuşamış iyice, çizmeler yarısına kadar çamur tabii. Neyse fidelerime birşey olmamış, barbunyalarım uzamaya başlamış, çubuklarının dikilmesi gerek, domatesler çiçekte, hatta biri vermiş bile, çileklerin toplanması lazım, yarın birara gene ineceğim, oturak fasulye ve bamyalardan henüz bir uç göremedim, beyaz fasulyelerin yerine basmamaya çalıştık, onlar yeni ekildi, şimdi bezelyeler sökülecek yerine büyüyen biber fideleri ve kıvırcık dikilecek, hiç iş bitmiyor of:))

Eve geldik, ayıkla anam ayıkla, sonra torbala, pipetle vakumla, sonra dondurucuya, bütün kış yeter bize:) Mmmmmh, tavuklu bezelyeyi pek severim...

Bezelye hakkında birkaç birşey:







Dikimi: Bizim buralarda kasım sonu, Aralığın ilk haftası dikiliyor, açılan ocakllara 4-5 adet tohumluk bezelye atılıyor, hepsi bu. Nisan başında boy vermeye başlayınca uzun ve çok çatallı çubuklar dikiliyor yanlarına. Çiçekleri ise bir harika...

İşte bu zamanda da toplanıyor...






Değişik Tarifler:


.............................................................................Bezelye Çorbası

Bezelye Püresi








Arpacık soğanlı Bezelye




İçiniz dışınız bezelye oldu değil mi:))

Bunlar da kanaviçe sevenlere:)) (şemalarını gönderebilirim)



7 Haziran 2010 Pazartesi

Amanıııın....


Yaa bu nasıl havadır böyle, yaz yağmuru desem yaz yağmuru değil. Önceki gece başladı, bi dur kardeşim, yok durur gibi yapıyor sonra bi başlıyor yeniden, sanırsın hortumla çatıyı yıkıyorlar:))
Bir de soğuk bir de soğuk, sanki kış. Neredeyse kuzineyi yakacağız. Elektrikli sobayı yaktık, üzerimizde hırkalar...

İşlerimde kaldı tabii, sandalyelerimi monte edecektim, bodruma inip vida almam lazım, yok inemem ıslanırım :)) Zaten dışarısı soğuk, az daha merakta kalın naapim, zaten çok merak etmeye değmez.

Zavallı bostanım ne oldu acaba, fidelerim kırılmamıştır inşallah. Bezelyelerimin toplanması lazımdı, birazını toplamıştım, gerisini annemle toplarız diyordum, O da toplamayı seviyor diye, ama nerdeee....

Neyse, toprak doysun bari suya, ağaçlar bol meyve versin bizlere. Tabii dökülmemişlerse....

Ben size bugün Ümit Yaşar Oğuzcan'dan bir şiir vereyim, olmaz mı:)

Adak

Sana şiirler okuyacağım, gitme

Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık
getireceğim
Büyük aydınlığımdan


Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim

Yağmur tanelerinden


Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim

Köpük köpük dalga dalga


Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden



5 Haziran 2010 Cumartesi

Keyfe zaman yokkkk

Ben de bu kadar proje, hobi odamda ve bodrumda onca malzeme varken, hamakta yatıp kitap okuma keyfini ne zaman yapacağım :((

Bu sandalyeler bodrumdaydılar. Üç adet, yer yer boyaları çizilmiş, kaplamaları ise tamamen renk değiştirmiş, bordo iken kahverengi olmuş:))

Bodrumda benim olmayan eşya ve malzemeleri merak edenlere bir açıklama yapayım. Bu evi 99 depreminden sonra abimler yaptırmıştı, evleri ağır hasarlı olduğundan bir müddet burada kaldılar, sonra gene bir ev tuttular, buraya arasıra hafta sonları geliyorlardı. Ben ise burayı gördükten sonra buraya yakın bir yerde arsa almış, ev yapmak için fikir üretiyordum. Abimler sık sık gelemediklerinden "ev bakımsız kalıyor" diye "acaba satsak mı" lafı ağızlarından çıkar çıkmaz, ben talip oldum. 45m2 lik eve bir salon ekledik, altı bodrum oldu, kargir yapı olan eski eşya deposu lambri kaplanıp "küçük ev"dediğimiz misafir evi, küçük odunlukta misafir evinin banyosu oldu...

Bu nedenle bodrumda onlardan kalan bazı eski eşyalar var:))

Bu açıklamadan sonra, dönelim sandalyelere. Bunlar yenilenmek üzere ele alındı. İşlemler çoktan başladı, detaylar sandalyeler yeni halini alınca:))

Bu arada tabii ki geceleri tv karşısında boş durmuyorum, goblen bir pano işliyorum, yani boş duruyorum sanmayııın :)


4 Haziran 2010 Cuma

Bir kaç Proje Daha....


Kot Ceplerinden...




Kot ceplerinden çok güzel magnetler yaptı arkadaşlar, hatta bir tane de ben de var :))
İşte kot cepleri için bir fikir daha, çok sevimli geldi bana....






Eski dikiş makinanızdan...


Eski dikiş makinasının ahşap işleme makinasına dönüştürülebileceği hakkında bir yazı bu. Mantıken olabilir, ama iğne ucu yerine ince matkap ucu takılmış, dikiş makinası iğneyi döndürmüyorki, bir kıl testere olsa iğne yerine gerçekten işe yarar bence, ama matkap ucu için mekanizmada değişiklik gerekir herhalde. Kıl testere aklıma yattı, denesem mi acaba :))













Kuşlar...











Asabileceğim bir süs daha buldum. Artık bir kıl testere almanın zamanı geldi sanırım :)












Banyo süsü....





Banyolarda kokulu sabunlar ne güzel kokar, hele bir de böyle süslü olursa, hem burnuna, hem gözüne hoşluk :))







İğnelik....




Bunun neden ve niçin yapıldığını araştırmadım ama görür görmez pet şişeden yapılıp iğnelik olarak kullanılabileceği geldi aklıma:)


3 Haziran 2010 Perşembe

Benden Birşeyler....

Bir bahçe süsü daha...

Geçen gün malum büyük yapı markete gittim ve bahçe süslerine gene baktım. 6,90'a satılıyor.

Salı günü pazara gittim ya, 1 liraya "arı"aldım, ve bir bahçe süsü daha yaptım, bir çubuğum daha vardı elimde.

Aradaki fiyat farkına bakarmısınız:))











Arkadaşım Sevil'in çantasını çok beğenince bana kaldı :)) Ne arsızım ama değil mi. Kurdelelerle çok basit bir şekilde süslenmiş torba çanta. Ağız kısmından geçirilmiş iplerle iki yanından çekilerek büzülüyor. Fikir olsun sizlere.





Gene Sevil'den bana bir hediye, cici mutfak havlusu. Değişik değil mi:))


2 Haziran 2010 Çarşamba

İşte Banyom :)

Benim küçücük bir banyom var, içinde zor dönülüyor :) Öyle ahım şahım, merak edilecek bir şeyler olmadı aslında yani....

Bu evi ben aldığımda 2 oda bir salon 45m2 ve 7 senelikti, ben 30m2 salon ekledim. Yani banyo haliyle eskimişti.

Banyonun önceden yerleri beyaz fayanslıydı, duş tarafı mermer ve perde ile ayrılmıştı, küçük bir lavabosu vardı.

Ben yerlere ahşap desenli kalebodur yaptırdım.

Banyo tarafına oval duşakabin alınıp monte edildi. İç tarafını mermer desenli pvc kağıtla kapladım, küvet kenarına izolasyon bantı alıp yapıştırmak kaldı, inşallah ilk yıkanmada hepsi inmez:)

Biraz daha büyük ve ayaklı lavabo aldım. Tesisat eski teknik olduğu için lavabo ayağının yanından borular görünüyordu, bir vazo ve çiçeklerle kamuflaj yaptım :)

Klozetin içini dışını bahçede bir güzel kireç sökücü ile temizledim pırıl pırıl oldu, üzerine de gene ahşap görünümlü bir kapak aldım.

Çöp sepeti beyaz plastikti, onu da bambu desenli kağıtla kapladım :)

İşte bütün bu tantana bunun içindi :))

Maliyet fazla değil, aldıklarım promosyon ürünleri hep, duşakabin teknesiyle birlikte 179TL, lavabo 29,5TL, ayak 17,5TL, yer karoları 3m2 lik 40x40 karo, yani 2 paket 24TL, duvar kağıtları 0,45x2,00cm lik 4 adet rulo adedi 9,5TL , klozet kapağı 45,5TL.
İşçiliğe gelince eskileri sökme, karo döşeme, lavabo, klozet takma, sürgülü kapı tamiri v.s 200TL, duşakabin yetkili servisine de 90TL. Fiyatları fikir olsun diye verdim, hani tadilat yaptıracaklara. Ürünleri malum bir yapı marketten aldım :)


1 Haziran 2010 Salı

Blogumu Özlediiiim....

Kaç zaman oldu, bloguma yazmayı özledim....

Aslında işlerim tam olarak bitmedi. Banyomun ustalık işleri bitti, ama yerleşimi ve banyo kabininin iç duvarlarını kaplama işlerim var. Duvarlar ahşap ya, kendinden yapışkanlı pvc kağıtlardan aldım, iç kısmının duvarlarını onlarla kaplayacağım, dayanır çıkmaz dediler deneyeceğim bakalım. Banyomun detaylarını inşallah yarın sizlerle paylaşırım.

Günlerdir ustalarla birlikte ayaktaydım, bazen çıraklık bile yaptım, bir yandan malzeme için şehire git gel işleri, hergün usta paydosunda yerleri süpür, sil.... Neyse bitti artık :))

Bugün arkadaşım Sevil le salı pazarına Değirmendereye gittik. Gene dayanamayıp 4 tanesi 1 liraya kurdeleler aldım :) Diğer aldıklarımı birşeyler ürettikçe paylaşırım artık.





Kurdeleleri söylüyorum, çünkü üç saat oturup hepsine yeni bir düzen verdim, deli miyim neyim :)


Artık oynamadığımız bir çeşit iskambil oyununun kağıtlarını fotoğrafın alt kısmındaki gibi kestim ve bütün kurdelelerimi, sutaşlarımı onlara sardım, nasıl ama düzenli olmuş değil mi :))