15 Mayıs 2010 Cumartesi

Üç günlük birşeyler....

Üç gündür Bahçelerle uğraşıyorum....

Kes, biç, temizle bitmiyoooor. Ama inşallah yarın son, tabii son dediğime bakmayın, bir hafta 10 gün sonra gene otlar uzar gene bir hafta uğraşabilirim :)) Yaptıklarımı okurken siz de benimle beraber yorulmayın diye fotoğraflarla başbaş bırakayım sizi, onların üzerlerine notlar yazdım...
Sonra da internetten seçmelere bir göz atıp dinlenin :))






Örgü Kalpler....







Kalp şeklinde olsun da neden olursa olsun benim için. Bunlarda örgü kalpler. Tarifi de var, ancak siteye üye olmak gerekiyor ve tarifi ingilizce....





İki değişik Motif....







Bu motifler bana değişik geldi, paylaşmak istedim. Birinin ortası papatya gibi, diğeri de çıtır çıtır olduğu için :)) Şemaları da var linkte....








Bakla Kızartması...






Hiç denemedim, yemedim, ama meze olarak çok değişik geldi ve tarifini aldım. Yeni bir izleyicim "Hayattan Azıcık"ın blogunda rastladım, güzel tarifler var, tavsiye ederim....





Cicikler.....









Bunlar çok şirin amaaaa.... Kağıt ağırlığı, iğnelik filan olabilir ama çok tatlılar :))






Bebişlere....








Ayyy, şu şirinliklere bakın. Minikken birini, biraz büyüyünce diğerini giyer bebiş... Ben bunları kaydedeyim arşivime, belki lazım olur :))




Biraz Tarih Bilgisi....





Kolaycacık....






Maillerime bakarken karşıma kolay ama çok şeker bir yelek çıktı, hemen dostlarla paylaşayım dedim :)


11 Mayıs 2010 Salı

Bahçıvanınız iş başında :)

Bugün hava güzel..... Yaaaani, hadi bakalım bahçe işlerine :))

Otlar almış başını göğe doğru yükselmekte, bu zamanda bir hafta geçsin aradan gidiyorlar alıp başlarını. Eh, ne yapalım, giydik bahçıvan kıyafetlerimizi, aldık biçme aletlerimizi işe koyulduk....

Önce ön bahçe, otlar kesildi, kenarlar traşlandı, salkımların, güllerin uzayan dalları gerekli yerlere tutturuldu, otlar yolundu, yolunanlar ve biçilenler ve de budananlar toplandı, dışarıya taşındı, aaa burası bittiiiii....

Geçelim arka bahçeye... Burası neredeyse diz boyu olmuş. Hindibaları kesmeye kıyamıyordum, ama artık kartlaşmışlar. Burayıda biç, yol, tırpanla, topla, çay-sigara molası derken akşam oldu. Neyse burası da bitti işte, Bıdıkta dolaşıp onay verdi, artık bugünlük paydos edebilirim.

Yarında hava böyle olursa aşağılara doğru temizliğe, çalışmaya devam, iş bitmiyor buralarda bahardan kışa kadar.
Yarın bostanın damlatma sistemini de kurmam gerekiyor. Bostanın hazırlığını neyse ki köyden Bilal kardeş yapıyor, o iş benim harcım değil, bellemek zor iş, ben dikim, bakım, toplama işlerine yetebiliyorum. Erken fasulye, barbunya, beyaz fasulye dikilecek öbür gün. Haftaya da domates, salatalık. Aaaa çileklerin otlarını da temizlemem lazım :) Bezelyelerim ve baklalarım ay sonuna doğru verir artık, onları kış başında dikmiştim ya. Biraz da semizotu tohumu atsam iyi olur, mısır eksem mi acaba, bakalım...

Oooo, yazdıkça iş geliyor aklıma, iyisimi keseyim burada:))


10 Mayıs 2010 Pazartesi

Tezgahtaki işler bittiiiii....

Bugün hava çok rüzgarlı, oturdum tezgahın başına, işlerimi bitirdim, hepsini biryerlere yerleştirip karşılarına geçip baktım, ben bunu hep yaparım, yani en küçük bir şey bile yaptığımda karşısına geçip geçip bakarım, beğenirmiyim yoksa neye benzedi diye mi bakarım, orası hiiiç belli olmaz.






Ufak ufak dallar kesmiştim ya, evde konserve kokulu mumlar da vardı ya.....








Eskise de tenis topunu, içi yense de fıstık kabuklarını atmıyoruz ya.....









Fide aldığımız minik saksıları , tek tek boncuklarımızı saklıyoruz ya....








Bitmiş keçeli kalemleri atmıyoruz, onları kesip kesip boncuk yapıyoruz ya....
(Bunları şimdi kullanmıyorum)










Bir de bakıyoruz ki dal parçaları artmış, onlardan da çerçevemsi yıldızımsı birşeyler yapıyoruz, içlerine sevgili blogger arkadaşlarımızdan gelen cici hediyelerimizi koyuyoruz. (adlarını açıklamadım, izin almadım ya, yorumlarken kendileri açıklasınlar istedim)



E baktık ki minicik dal parçaları kalmış, atmaya kıyamadık, onları da gelişigüzel üstüste yapıştırıp mumluk yaptık, çoook komik.



Annem herbirine bakıp şööööyle yandan yandan gülümsüyor, hani "sen delimisin bunlarla uğraşıyorsun" gibilerinden. Yok deli değilim (şimdilik) ama benim ev müze gibi birşey olacak yakında, "geridönüşüm-değerlendirme müzesi" filan, giriş bedavaaaaaa.......


9 Mayıs 2010 Pazar

Boş Durmuyorum :))







Arka verandaya tezgahımı kurdum, iki gündür çalışıyorum. Boş duruyorum sanmayın sakın :))
Bahçe işlerinden artan zamanlarda tezgahın başındayım.


Karmakarışık birşeyler yapıyorum, daha doğrusu uyduruyorum :))

Bakalım bu çalışmaların sonunda neler çıkacak ortaya... Biraz ipuçlarını vereyim, ön çalışma resimlerini bir inceleyin, fikir yürütün, ürünlerin son hali, bir aksilik çıkmazsa yarın biter, yaaaani "ARKASI YARIN" :))








Bu bizim arka veranda, saksılardaki korkulukları bildiniz değil mi :)) Çok komikler....




3 sene evvel Bir milyoncudan aldığım minik saksıları bodrumda bulduğum baharatlık rafına yerleştirdim. Fena durmadı :)





Minik bir çelenk vardı, ona gene bodrumda bulduğum çiçekleri yapıştırdım, bir de mum koydum ortasına.....


Anneler Günü

Bence "Annelik" doğurmak değil "Annelik Duygusu"nu yüreğinde taşımaktır.


5 Mayıs 2010 Çarşamba

Oradan, buradan....

Haftabaşından beri bir halsizlik var üzerimde, soğuk algınlığı herhalde, onun için ara vermiştim...
Bugün biraz kaldım pc başında, maillerime göz attım, biraz internette dolandım, bakın neler buldum...

Aplike Pano...







Böyle şirin görünüşlü panolara bayılıyorum, aldım arşive, elbet birgün yaparım :))









Günün Sözü....

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya ...
Kalp durur ...

Akıl unutur ...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...


Mevlana




Kek Tarifi...








Mutfak sırlarından bir kek tarifi, Havuçlu Tarçınlı Kakaolu Kek, denemem lazım. Yarın pazara indiğimde havuç alayım...










Bu kalpler kalbimi çaldı...







Bu kalp çalışmalarına bittim ben, yeşiline de,moruna da, bejine de, kahverengisine de, diğer çalışmalarını görmek için linki mutlaka ziyaret edin.


30 Nisan 2010 Cuma

Mutluluk bu işte :))

Veee Haftasonu :))









Oğluşlarım ve gelinim, ve Bıdığım, ve annemmm.... Benden mutlusu var mı :))
Benim çocuğum yok diyemem, oğluşlarım abiminkiler amaaaa, benim elimde büyüdüler, doğurmadım ama onlar benim oğluşlarım, dolayısıyla bu tatlı kız da gelinim.











Ampulden Kuşlar....




Bodrumda birikmiş bir sürü bitmiş ampulum var. Bu kuşlar hoşuma gitti, ağaçlarda güzel durur, ama yağmurdan etkilenmeyecek malzeme ile yapmalıyım...






Gülmek Serbest :))

Yaşanmış bir olay....


Otobüsle giderken, Bolu Dağı'nda verilen molada hemen tuvalete koşturdu.
Korkunç sıkışmıştı. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı...
Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses "merhaba" dedi.
Adam şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.
Ses devam etti: "Nasılsın?"
İlk defa başına böyle bir şey geliyordu...
Yine şaşkın şaşkın yanıtladı: "Sağ ol, iyiyim. sen nasılsın?"
Ses sordu: "Ne yapıyorsun?"
Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Düşündü ve yanıtladı: "Ben" dedi "İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?"
Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.
"Hayatım, telefonu kapatıyorum.Yandaki tuvalette bir gerizekalı var. Sana sorduğum sorulara yanıt verip duruyor. Ben seni sonra ararım..."


Kumaş Mendillerden...









Hani o eski kumaş mendilleri özlemle anmıştık ya... İşte o mendillerden yapılmış kelebeklerden oluşmuş bir kırkyama çalışması.









Revani...







Bu tatlıyı çok severim, yapılışı da kolay gelir bana. Mutfak Sırları'ndan geliyor bu tarif.

Ben tarifleri böyle resimler halinde düzenleyerek arşivliyorum.








Özel Hastaneler hakkında bilgi...

ÖZEL HASTANELER TARAFINDAN ALINAN EK ÜCRETLER HAKKINDA BİLGİ Rıza Zelyut

Bir okurum arayarak dedi ki: 'Eşim meme kanseri tedavisi görüyor. İstanbul'daki .... isimli hastaneye kontrole götürdük.. Çünkü; onkoloğu orada çalışıyor. Burada muayene oldu ,kan tahlilleri burada yapıldı, filmler çekildi. Bu hastane bizden üçte bir oranında dediği 760 YTL aldı. Halbuki haberlerde kanser tedavisinin artık özel hastanelerde de bedava olduğu duyurulmuştu. Bu durumda bize yardımcı olur musunuz?'
Bu şikayeti Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'a ilettim. Sayın Bakan hem şaşırdı, hem de üzüldü. Dedi ki: 'Rıza Bey; 1 Ekim 2008 den itibaren hiçbir özel hastane, artık kanser tedavisi gören hastalardan para alamaz. Bu konuyu Başbakanımız özellikle takip ediyor ve çok hassas. Sözünü ettiğiniz hasta, faturaları bize yollasın. Ben hemen o hastane hakkında soruşturma açtıracağım ve alınan paraları da geri verdireceğim.'
Gerçekten de 2 gün içinde o ünlü hastane hastadan aldığı parayı iade etmek zorunda kaldı. Bu hastalıkların muayenesi de bedavadır. Yani; hastalar, doktor ücreti de ödemeyecektir. Yukarıda dile getirdiğim şikayette; onkolog tarafından yapılan muayene; hastane tarafından 'diyabet muayenesi' gibi gösterilerek 350 YTL alınmıştı. Hastane; bu parayı da geri vermek zorunda kaldı. Sanıyorum ki artık İl Sağlık Müdürlükleri hastaneleri daha ciddi biçimde kontrol edeceklerdir. Çünkü özel hastaneler; Bakanlığın aldığı son bedava tedavi kararının kendilerine gelmediğini ileri sürerek hastaları soymaya devam ediyorlar.
HANGİ HASTALIKLAR BEDAVA TEDAVİ EDİLİYOR
Sadece kanser hastaları değil; vatanda şın altından kalkamayacağı kadar masraflı olan diğer tedaviler de artüık ücretsiz. Ücretsiz tedavi konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan bize verilen bilgi şöyle:
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa istinaden çıkarılan ve 1 /Ekim/ 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren en önemli hükümlerden birisi de genel sağlık sigortalısı hastalardan acil ve ciddi durumlar için sosyal güvenlik kurumu ile sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları tarafından ilave ücret talep edilmemesidir. Bu durum acil haller için sosyal güvelik kurumuyla sözleşme yapmamış özel sağlık kuruluşları için de geçerlidir. Zaten kamu hastanelerince eskiden olduğu gibi herhangi bir ilave ücret alınmamaktadır. 1/Ekim/2008 tarihinden önce özel sağlık hizmet sunucuları diledikleri kadar ilave ücret alabilmekteydiler. Aşağıda yer alan liste ilave ücret alınamayacak ciddi sağlık tehditlerinin bulunduğu duru mlardır.
1) Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,
2) Yoğun bakım hizmetleri,
3) Yanık tedavisi hizmetleri,
4) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
5) Yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,
6) Organ, doku ve hücre nakilleri,
7) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
8) Diyaliz tedavileri,
9) Kardiyovasküler cerrahi işlemleri


NE YAPACAKSINIZ?
Eğer sizden bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi için pa ra alınmış ise makbuzunuzla birlikte şikayetinizi bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne yapacaksınız.
Sağlık Bakanlığı diyor ki: Tebliğdeki hükme rağmen ilave ücret alınması durumunda Sosyal Güvenklik Kurumu'nca özel sağlık kuruluşuna sözleşme iptali ve para cezaları uygulanacaktır. Sözleşmeye aykırı durumun tespiti açısından, vatandaşımız kendi adına sosyal güvenlik kurumunca özel sağlık kuruşuşlarına ödenen bedellerin dışında her ne ad altında olursa olsun kendi cebinden bir ödeme yapması durumunda, bu ödeme için faturasını detayları ile talep etmelidir. Ayrıca sözleşmeye aykırı durumların tespiti açısından SGK gerekli denetimler kuşkusuz sürekli yapılacaktır.'

Bay ve Bayan Varil...








Bu kadar şirin bir çift varil görmüşmüydünüz....